Yürümeyen Tekerler
“Türkiye’nin en çok ihraç ettiği grup otomotiv yedek parçalarıyken, otomotiv fiyatları neden ülkemizde bu denli yüksek” değerlendirmesi yapmak istiyorum. Bu durum evet ilk bakışta çelişkili görünse de aslında -iki farklı ürün yapısının, iki farklı ticaret politikasının ve iki farklı vergi sisteminin bir sonucu-.
Türkiye yedek parça, komponent, kablo demeti, jant, süspansiyon, motor parçaları, elektronik aksam gibi alanlarda dünya tedarikçisi konumunda ki bunu
ihracat verilerinden de kolaylıkla gözlemleyebiliyoruz. Birçok otomotiv küresel markasının yan sanayi üretim üssü konumundayken biz, nihai otomobil
(tamamlanmış araç) üretimi için; motor teknolojisi, batarya teknolojisi, yüksek Ar-Ge ürünleri, şanzıman ve elektronik sistemler gibi tamamlayıcılara sahip
değiliz. Biz parçayı üretiyoruz ancak tam aracı üretmek için gereken tüm teknolojiyi maalesef üretmiyoruz.
Temel çelişki şöyle çözülüyor: Türkiye otomotiv parçası üretiminde dünya devi ancak bu parçaları “tam araç olarak” Türkiye içinde ucuza satamıyor. Çünkü araç birleştirildiğinde ÖTV sınıfına giriyor. Basit ama rakamlar üzerinden anlaşılacağını düşündüğüm sert bir örnek vereceğim: Bir motor bloğu, amortisör, kablo seti : %0–%5 gümrük yani düşük vergi iken; bu parçalar araç olarak birleştirilip Türkiye’ye sokulursa : %80–%220 ÖTV. Kısaca ürün değişince vergi sınıfı da değişiyor.
Diğer soru şu ki: O zaman milli aracımız neden ucuz değil? Parçayı üretmek yüksek katma değerli değil, bu alanda rekabet çok yüksek. Aracı üretmek ise yüksek teknoloji (+) marka (+) Ar-Ge (+) küresel ölçek gerektiriyor. Anlaşılacağı üzere, vergilerin büyük bölümü devlet gelir kalemi olarak kullanılıyor.
Türkiye kendi markalı aracını yaygınlaştırana kadar (TOGG gibi) dışa bağımlılık sürecek. Aranızda tam bu aşamada -TOGG ucuz mu ki?- diyenleri duyar gibi oluyorum. Yerli/milli otomobil olmasına rağmen, Ar-Ge masrafları ve tasarım maliyetlerinin yüksekliği gündem.. Üretim bandı sınırlı üretim değil, milyonlar olduğunda çoklu üretim birim maliyette düşüşe sebep olacak diye de ümit ediyorum..
Peki neden Türkiye’ye giren otomobilde vergi çok yüksek? Çünkü devletin bilindiği üzere otomobilde uyguladığı vergiler “koruma ve gelir yaratma” amaçlı..
1. ÖTV – Özel Tüketim Vergisi (en büyük yük): ÖTV oranları %45–%220 arasında. Sadece otomobiller için uygulanıyor. Bu bir koruma ve lüks tüketim vergisi, düşsün diye değil, artsın diye tasarlanmış..
2. KDV (%20) : ÖTV’nin de üzerine ekleniyor. KDV = (Araç fiyatı + ÖTV) üzerinden hesaplanıyor ; Vergi çarpanı oluşuyor.
3. Gümrük Vergisi : AB’den gelen araçlara 0% (Gümrük Birliği gereği), AB dışı (Çin, Japonya, Güney Kore vb.) araçlara genelde %10, Çin araçlarında ek olarak İlave Gümrük Vergisi (%40’a kadar çıkarıldı).
4. ÖTV matrah sistemi : Düşük matrahlı araçlar avantajlı ama kur artınca araçlar otomatik olarak yüksek dilimlere çıkıyor. Son tahlilde vergi artmış oluyor.
Demem o ki; sanki sözel zekayla sayısal işleri çözümlemeye çalışıyor gibi değil miyiz bu tabloda?!..