Komik Mi?
Yazılarımı takip eden okurlarım bilirler; son yıllarda türeyen komedyenlerle ilgili defalarca yazı yazdım. Her yazımda, “Bu iş iyi yerlere gitmiyor.” dedim.
Yeni nesil medyada ünlü olmanın şan, şöhret ve para getirdiği algısı, tüm gençlerimizi içine alan bir girdap. Gençler, ünlü olmak ve çok para kazanmak için akılla açıklanması zor eylemler gerçekleştiriyorlar. Kimi soyunuyor, kimi havlıyor, bazıları da siyasal karşıtlığı kullanıyor. En tehlikelisi de bana göre bazılarının manevi değerlere saldırması.
Bakın, bu özgürlük falan değil. İnsanların inançlarıyla ilgili şaka yapamazsınız. İnsanların namusları ve haysiyetleriyle ilgili de şaka yapamazsınız. Bu işlerin sonu iyiye gitmez.
Kim tutuklanmalı, kim tutuklanmamalı yargısını verecek yetkinlikte değilim; tıpkı sosyal mecralardan “Bilmem kim salınsın.”, “Bilmem kim tutuklansın.” paylaşımları yapanlar gibi… Herkes işine baksın…
İslami değerlerle ilgili şakaları, “Yahu bunda ne var, burası özgür bir ülke.” diye değerlendirerek bu tarz sözde şakacıları kollayanlarla; Alevilik üzerine ya da Atatürk’le ilgili şakalar yapanları dar ağacında görmek isteyenlerin aynı kişiler olması, samimiyet karinesinden çok uzakta olduklarının göstergesi aslında. Dert özgürlük değil; dert, İslam’a saldırma özgürlüğü elde etmek…
İslami değerlerle dalga geçen şahsın tutukluluk durumuna üzülenlerin, sosyal mecrada tatlı fotoğrafı paylaştığı için tutuklanan kişiye “Oh!” dediği zamanlara denk geldik…
Siyasal görüş farklılıklarını, karşı görüştekileri aşağılamaktan öteye geçmeyen bir düzeyde savunduklarını sanan kocaman bir güruhun sosyal medya dansını izliyoruz sürekli. Sosyal mecrada onlar var, sahnelerde onlar var, mikrofonda onlar var. Bilin bakalım nerede yoklar? Sandıkta yoklar. Neden mi? Çünkü milletin yüreğinde yoklar. Kendi kendilerine çalıp, kendi kendilerine oynuyorlar… Sonra da seçime kadar hakaret ettikleri milletten, seçimden hemen önce oy isteyip seçimden hemen sonra hakarete devam ediyorlar.
Anlattıklarınız komik değil baylar, bayanlar; ama siz komiksiniz… Gülüp geçiyoruz…
…
Akşehir’de Nasreddin Hoca’yı Anma Şenlikleri’nde, Nasreddin Hoca’nın ağzından kendince siyasi mizah yapmaya çalışan oyuncu da anlattığı tuhaf, edebe mugayir hikâyeyle şenliğin ve Nasreddin Hoca’nın o kapsayıcı, kucaklayıcı mirasına ayıp etmiştir.
Oraya siyaset bulaşmasın, buraya siyaset karışmasın diye bir taraflarını yırtan güruhun, her yerde, her fırsatta siyaset yapıyor olması da sözün bittiği yerdir.
Milletin manevi değerleri, devlet büyükleri ve tarihi komedi malzemesi değildir. Herkes haddini hududunu iyi bilsin…