Türk savunma sanayiinde proje hacmi 100 milyar doları aştı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, "Bir zamanlar yalnızca tedarik eden Türkiye’den, bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye’ye geldik" dedi. Türkiye’nin savunma sanayiinde yürüttüğü proje sayısı yaklaşık bin 500’e, ihale aşamasındaki projeler dahil toplam proje hacmi ise 100 milyar doların üzerine çıktı.
Savunma Sanayii Başkanlığının (SSB) 41. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılıktan milli teknoloji geliştirme, üretim ve ihracata uzanan dönüşümüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
SSB’den yapılan açıklamaya göre Görgün, 7 Kasım 1985’te temelleri atılan kurumun, Türkiye’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarının milli kabiliyetlerle karşılanması hedefi doğrultusunda yürüttüğü çalışmaları değerlendirdi. Savunma sanayiinde elde edilen başarıların güçlü kurumların, yetkin insan kaynağının ve ortak çalışma kültürünün eseri olduğunu vurgulayan Görgün, geçmişte ihtiyaçlarını karşılamada dış kaynaklara bağımlı olan Türkiye’nin bugün bu ihtiyaçların büyük bölümünü kendi mühendislik ve üretim kabiliyetleriyle karşıladığını belirtti.
"Tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye’ye geldik"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayiinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştirildiğini belirten Görgün, 2002 yılında yüzde 20 seviyelerinde bulunan yerlilik oranının bugün yüzde 80’in üzerine taşındığını kaydetti.
İnsansız hava araçlarından milli savaş gemilerine, hava savunma sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar geniş bir alanda özgün kabiliyetler kazanıldığını ifade eden Görgün, "Bir zamanlar yalnızca tedarik eden Türkiye’den, bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, entegre eden ve ihraç eden Türkiye’ye geldik" ifadelerini kullandı.
Açıklamada, 1985 yılında Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı olarak başlayan kurumsal yapının, 1989’da Savunma Sanayii Müsteşarlığına, 2018’de ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına dönüştüğü hatırlatıldı. Savunma ihtiyaçlarının karşılanmasında 1990’lı yıllara kadar ağırlıklı olarak yurt dışından hazır alım, 1990’lı yıllarda ise ortak üretim modellerinin öne çıktığı belirtilerek sonraki dönemde yerli tasarım ve özgün geliştirmeye dayalı tedarik yaklaşımının güç kazandığı aktarıldı. Bu dönüşümün önemli dönüm noktalarından birinin, 2004 yılında Erdoğan’ın başkanlığında gerçekleştirilen Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı olduğu ifade edildi.
"Dünyada benzerine az rastlanan özgün bir kurumsal yapıdır"
SSB’nin 41 yıllık süreçte teknoloji geliştirme, üretim, sanayileşme ve ihracat süreçlerini bütüncül biçimde koordine eden bir kuruma dönüştüğüne dikkati çeken Görgün, Başkanlığın kurumsal modelinin uluslararası düzeyde de ilgi gördüğünü belirtti.
Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
"Savunma Sanayii Başkanlığımız, yalnızca tedarik yapan bir kurum değil; ihtiyaç makamlarını, kamu kuruluşlarını, özel sektörü ve üniversiteleri ortak hedefler etrafında buluşturan, Ar-Ge’den tasarıma, üretimden ihracata kadar bütün süreçleri koordinasyon içinde yürüten, dünyada benzerine az rastlanan özgün bir kurumsal yapıdır. Bugün bu modelimizin farklı ülkeler tarafından da örnek alınması, 41 yıllık kurumsal birikimimizin ve savunma sanayii ekosistemimizin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesidir."
Proje sayısı 62’den yaklaşık bin 500’e yükseldi
Açıklamada paylaşılan verilere göre 2002 yılında 56 firmanın faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü savunma sanayii ekosisteminde bugün 4 binin üzerinde firma faaliyet gösterirken proje sayısı yaklaşık bin 500’e ulaştı. Aynı dönemde 5,5 milyar dolar seviyesinde bulunan toplam proje hacmi, ihale aşamasındaki projeler de dahil olmak üzere 100 milyar doların üzerine çıktı.
Sektörün 2002 yılında yaklaşık 1,1 milyar dolar olan cirosu 25 milyar dolar seviyesine yükselirken yıllık Ar-Ge harcamaları 49 milyon dolardan 3,5 milyar doların üzerine taşındı.
Büyüyen proje portföyü ve üretim kapasitesi istihdama da yansıdı. 2022 yılında yaklaşık 81 bin olan sektör istihdamı 135 bini aşarken 2028 yılına kadar 158 bin kişilik istihdama ulaşılması hedefleniyor.
Son 12 aylık ihracat 11 milyar 357 milyon dolara ulaştı
Savunma ve havacılık ihracatı, 2002 yılındaki 248 milyon dolar seviyesinden 2025 yılında 10 milyar 54 milyon dolara yükselerek yaklaşık 40 kat arttı.
Sektör, 2026 yılı ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artışla 1 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk 10 ayında 8 milyar 50 milyon dolara ulaşan ihracat, ekim sonu itibarıyla son 12 aylık dönemde 11 milyar 357 milyon dolara yükseldi.
Son 14 yılda gerçekleştirilen savunma ve havacılık ihracatı, 2026 yılı ekim sonu itibarıyla yaklaşık 55 milyar dolara ulaştı. Bunun 30 milyar doları aşkın bölümü, 2023-2026 dönemini kapsayan son dört yılda kaydedildi. Böylece söz konusu dönemin toplam ihracattaki payı yüzde 55’i aştı.
Açıklamada, Türk savunma sanayii ürünlerinin NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere yüksek kalite ve teknoloji standartlarının arandığı pazarlarda tercih edilmesinin sektörün uluslararası konumunu güçlendirdiği belirtildi.
"Hiçbir görev önemsiz, hiçbir emek görünmez değildir"
Savunma sanayiinde elde edilen kazanımların arkasındaki insan emeğine vurgu yapan Görgün, her başarılı projenin ihtiyaç analizinden tasarıma, sözleşme süreçlerinden testlere ve teslimata kadar çok sayıda çalışanın ortak gayretiyle hayata geçtiğini ifade etti.
"Hiçbir görev önemsiz, hiçbir emek görünmez değildir" anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Görgün, başarının aynı hedef doğrultusunda çalışan binlerce insanın bilgi, tecrübe ve emeğinden güç aldığını kaydetti.
Güçlü kurumların adil ve sürdürülebilir çalışma kültürleriyle geleceğe taşınabileceğini belirten Görgün, Başkanlığın 41 yıllık birikiminin gelecek nesillere daha güçlü biçimde aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Görgün, tam bağımsız savunma sanayii hedefine ortak çalışma anlayışıyla ilerlemeyi sürdüreceklerini bildirdi.
Editor


















