TMMOB Konya Şube Başkanı Ada; “Gıda Güvenliği Ancak Gıda Mühendisliği İle Mümkündür”
TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) Konya Şube Başkanı M.Hulusi Ada, Gıda Mühendisleri Odası'nın kuruluşunun 30. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, gıda güvenliğinin sağlanmasında gıda mühendislerinin kritik bir görev üstlendiğini belirterek, Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) uygulamasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ada'nın yazılı açıklaması şöyle:
"Çağdaş toplumun ve demokrasinin önemli bir göstergesi olarak kabul edilen örgütlülük; toplumun belli kesimlerinin ortak sorunlarının çözümü, birlikte üretebilmek ve gerektiğinde haklarını elde edebilmek amacıyla aynı hedef doğrultusunda dayanışma içinde hareket etmeleri olarak da tanımlanabilir. Bununla birlikte, bu yapıların otoriter yönetim anlayışlarını rahatsız eden bir yönü olduğu da kabul edilmektedir.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası da tam bu amaçla 30 yıl önce kurulmuştur. Odamız; ülkemizde gıda güvenliğini, halk sağlığını ve mesleki saygınlığı korumayı, toplumun sağlıklı ve güvenli gıdaya yeterli ve sürekli erişim hakkını savunmayı, üretimin sürdürülebilirliğine katkı sunmayı ve kendi uzmanlık alanı çerçevesinde toplum refahına destek olmayı temel hedefleri arasında görmektedir. Bugün ise 27 bin üyesiyle gıda alanında her platformda söz sahibi olabilen etkin bir meslek örgütü hâline gelmiştir.
Odamız, kurulduğu günden bu yana kendi meslek alanında bilimin, tekniğin ve kamu yararının gözetilmesinde öncü bir rol üstlenmiştir. Salt kâr odaklı ticari anlayışın, denetimsiz üretimin ve halk sağlığını tehdit eden tüm uygulamaların karşısında kararlılıkla durmuştur.
Bilimin ışığında, tarladan sofraya uzanan zincirin her aşamasında görev alan gıda mühendislerinin varlığının ne denli hayati olduğu, sıkça yaşanan olumsuz vakalarla da ortaya çıkmaktadır. Odamız, halkın güvenli gıdaya erişim hakkı ile meslektaşlarımızın hak mücadelesini aynı zeminde kararlılıkla buluşturmuştur.
Gıda mühendisleri; aldıkları eğitim, mesleki etik anlayışları ve Gıda Mühendisleri Odasının sunduğu dayanışma ortamı sayesinde sürekli gelişimlerini sürdürmektedir. Edindikleri bilgi ve deneyimle üretimden lojistiğe, depolamadan taşımaya ve ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar geçen tüm süreçlerde toplum sağlığını koruyan, kamu yararını ve sektör ekonomisini gözeten bir anlayışla görev yapmaktadırlar.
Bilindiği üzere ülkemizde gıda kontrol hizmetleri, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.
Bu kanuna bağlı olarak çıkarılan mevzuat kapsamında düzenlenen gıda üretim ve kontrol süreçlerinde, yetersizliğini her zaman dile getirdiğimiz ancak yararlı bulduğumuz Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) uygulamasında mühendis-oda iş birliğinin önemi her geçen gün daha iyi anlaşılmakta, uygulamanın güçlendirilmesi gerekliliği ise her platformda dile getirilmektedir.
Önemle vurgulamak isteriz ki, Çalıştırılması Zorunlu Personel statüsünde görev yapan teknik personelin istihdamı yalnızca yasal bir zorunluluğun yerine getirilmesinden ibaret değildir. Bunun ötesinde, halk sağlığının korunması açısından kritik bir işleve sahiptir.
İşletmelerde mühendis istihdamı; sağlıklı, güvenli ve mevzuata uygun ürün üretiminin yanı sıra kaynakların verimli kullanılması, hammadde ve ürün israfının önlenmesi ile enerji verimliliğini artıracak üretim modellerinin geliştirilmesine de önemli katkılar sağlamaktadır.
Bu çerçevede Çalıştırılması Zorunlu Personelin ücret ve özlük hakları belirlenirken yalnızca teknik sorumlulukları değil, işletmenin tedarikçileri, müşterileri ve Bakanlık nezdinde yürüttüğü iletişim ile üstlendiği sorumluluklar da dikkate alınmalıdır.
Ücret politikaları; meslektaşlarımızın aldıkları eğitim, sahip oldukları bilgi ve deneyim, işletmedeki sorumlulukları, üstlendikleri riskler, işletmeye sağladıkları ekonomik katkı ve günümüzün yaşam koşulları göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.
Bu kapsamda, ÇZP taban ücret uygulamasının iptali amacıyla açılan davalar ve Çalıştırılması Zorunlu Personelin serbest piyasa koşullarına bırakılarak düşük ücretlerle çalıştırılmasının önünün açılması; hem meslektaşlarımız açısından ciddi hak kayıplarına hem de gıda güvenliği açısından önemli sorunlara yol açacaktır.
Beklentimiz; Çalıştırılması Zorunlu Personelin emeğinin değersizleştirilmediği, kamu denetimlerinin etkinliğinin artırıldığı, meslektaşlarımızın üstlendikleri sorumluluklarla uyumlu özlük haklarına sahip olduğu ve bu hakların geriye götürülmeyip daha da geliştirildiği bir çalışma düzeninin oluşturulmasıdır. Bunun takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.
Bu çerçevede, toplumun sağlıklı ve güvenli gıdaya erişim hakkının ancak gıda mühendislerinin sektörün her aşamasında etkin görev almasıyla güvence altına alınabileceği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla bir imza kampanyası başlatma kararımızı kamuoyuyla paylaşıyor; tüm meslektaşlarımızı ve vatandaşlarımızı bu kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz."
Rabia Tillem


















